Haber Detayı
30 Mart 2018 - Cuma 14:58 Bu haber 355 kez okundu
 
"Kırsalda iyi yaşamı sağlayacak ve şehre göçü önleyeceğiz"
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, kırsalda kalkınma olmadan Türkiye'nin kalkınamayacağını belirterek, "Kalkınma yerelden başlar, yerel her şeyi bilir. Önce kırsalı kalkındırmalıyız. Kırsalda iyi yaşamı sağlayacak ve şehre göçü önleyeceğiz." dedi.
BİTKİSEL ÜRETİM Haberi


Fakıbaba, Sapanca'daki bir otelde il ve ilçedeki görevli bakanlık personeliyle bir araya geldi. Basına kapalı toplantının ardından Fakıbaba, aynı otelde düzenlenen "Sakarya İli Tarım Sektör Raporu Sunumu ve Çiftçi Eğitimi Sertifika Dağıtım Töreni"ne katıldı.

 

Törende konuşan Fakıbaba, sofrada tüketilen her lokmada çiftçilerin emeği ve alın terinin olduğunu söyledi.

 

Her şartta üretim yapan Türk çiftçisinin bu toprakların gerçek sahibi olduğunu aktaran Fakıbaba, Avrupa'nın en büyük, dünyanın yedinci büyük tarımsal gücü haline çiftçiler sayesinde gelindiğini aktardı.

 

Anadolu coğrafyasının, birçok ürünün ilk defa toprakla buluştuğu yerler olduğunu dile getiren Fakıbaba, bu nedenle çiftçinin daima farklı ve özel olduğunu, Türkiye Ziraat Odaları Birliği'nin (TZOB) de bu kitlenin Türkiye'de en önemli ve en büyük temsilcisi olduğunu kaydetti.

 

"Çiftçilerimizi stratejilerimizin merkezine alarak projelerimizi belirledik"

 

Bakan Fakıbaba, ziraat odalarının görüşleri, istekleri ve önerilerinin kendileri için önem ifade ettiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

 

"Türk çiftçisine hak ettiği değeri ve desteği her zaman el birliği ile sağladık ve sağlamaya devam edeceğiz. Kırsalda yaşayan 20 milyon insanımızın, tarımda istihdam edilen 5 milyon vatandaşımızın daha iyi şartlarda üretmesi ve daha çok kazanması için büyük reformlar yaptık ve yapmaya devam edeceğiz. Tarımı, stratejik ve iktisadi bir sektör olarak ele aldık. Çiftçilerimizi de stratejilerimizin merkezine alarak projelerimizi belirledik. Çiftçimizi gerçekten bu stratejinin merkezine aldık. Kırsalda kalkınma olmadan Türkiye kalkınamaz. Kalkınma yerelden başlar, yerel her şeyi bilir. Önce kırsalı kalkındırmalıyız. Kırsalda iyi yaşamı sağlayacak ve şehre göçü önleyeceğiz."

 

İlk basamak olan üretici kazanmazsa kimsenin kazanamayacağının altını çizen Fakıbaba, "Yediğimiz her gıda bizim sağlığımızı çok yakından ilgilendiriyor. Destekleme politikalarımızı, üreticileri esas alarak değiştirdik. 'Üretici kazanmazsa hiç kimse kazanamaz' dedik. AK Parti hükümetleri olarak bu zamana kadar 110 milyar lira nakit hibe verdik. Bu yıl sadece 14,5 milyar lira destekleme bütçemiz mevcut. 2019 yılında 17,5 milyar lira olması konusunda Başbakanımıza teklifte bulundum. Arkadaşlarımız bu konuda çalışıyor. Girdilerin maliyetini azaltmamız gerekiyor." diye konuştu. 

 

"Toprağı suyla, çiftçiyi bilgiyle buluşturmamız gerek"

 

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, hayvancılığa 25 milyar lira hibe destek verdiklerini ifade ederek, et ithalatına ilişkin şunları söyledi:

 

"TİGEM gibi, elimizde çok değerli 3 milyon dönüm arazisi olan bir kurumumuz var. Biz bu bereketli toprakları, çok farklı şekilde Batı nasıl kullanıyorsa, ondan daha iyi şekilde kullanacağız. Bizim insanımız çok zeki ve çalışkan, işlerini çok iyi yapıyor. Çok zor şartlar altında çalışıyorlar. Et ithalatında en fazla besicilikle uğraşmışız. Et açığımızın sebebi düve üretimimizdir. Bir milyon düve açığımız var. Birisi 'Düve üretiyoruz.' dediğinde hayranlıkla bakıyorum."

 

"Tarımda ilk 3'e girmemiz gerekiyor"

 

Tarım konusunda dünyada ilk 3'e girilmesi gerektiğini belirten Bakan Fakıbaba, "Bir taraftan bu destekleri sağlarken bir yandan da ilgili sektör paydaşlarıyla iş birliği yapıyor ve çiftçimizi bilgiyle buluşturuyoruz. TZOB ile yaptığımız çalışmalarda çiftçimizi bilgilendirmeyi ön plana çıkarıyoruz. Hep beraber el ele verirsek gözümüzde büyüyen her şeyi çok rahat yapacağız. Çünkü insanımız buna yatkın ve severek yapıyor. Hayvancılıkla ve toprakla uğraşmayı seven insanların olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Bundan büyük bir mutluluk duyuyorum. Geleceğin tarımda, tarımın geleceğinin ise özellikle gençlerimizde ve kadın çiftçilerimizde olduğunu biliyoruz. Bu potansiyelimizi yeteri kadar değerlendiremiyoruz. Bu bağlamda TZOB ile yapmış olduğumuz iş birliğini çok önemsiyoruz. Gençlerin tarımsal üretimde yer almasını teşvik etmek için çeşitli projeler yürütmekteyiz. Biz tarımda Avrupa birincisiyiz ama dünyada da ilk 3'e girmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.

 

Bakan Fakıbaba, çiftçilerin bilgi ihtiyacını karşılamak için var güçleriyle çalıştıklarını anlatarak, "Bu kapsamda ilgili sektör paydaşlarıyla iş birliği yapıyoruz. Toprağı suyla, çiftçiyi bilgiyle buluşturmamız gerektiğini söylüyorum. Geleceğin tarımda, tarımın geleceğinin de özellikle kadın ve gençlerde olduğuna inanıyoruz. Çok verimli topraklarımız var, değerlendiriyoruz ama yeterli ve verimli şekilde değerlendiremiyoruz. Gençlerin tarımsal faaliyetlerde yer almasını sağlamak için çeşitli projeler yürütmekteyiz. Talep ne kadarsa arzın o kadar olması lazım." değerlendirmesinde bulundu.

 

Gençlerin ve kadınların, el attıkları her işte başarılı olduğunu belirten Fakıbaba, "Genç çiftçi projelerine hibe desteklerimiz mevcut. Eğitim alanlara pozitif ayrımcılık yapıyoruz. Kadınlarımıza pozitif ayrımcılık dememiz de doğru değil, haklarını veriyoruz. Bu eğitimlere ilave olarak gelecek eğitim taleplerine cevap vermeye çalışacağız." dedi.

 

"Dünya bizim potansiyelimize ihtiyaç duyuyor"

 

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar ise gıdanın modası geçmeyen bir sektör olduğunu söyledi.

 

Dünya Bankası'nın yaptığı tespitlere göre 2050 yılında dünya nüfusunun 9,6 milyara ulaşacağını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

 

"Tüketim talebi, yani gıdaya olan talep, bu süre içerisinde yüzde 60 artacak. Bu önemli bir rakam. Biz böyle bir konjonktürü Türkiye olarak fırsata çevirmek durumundayız. Amacımız sadece ülkemizin gıda güvencesini sağlamak olmamalı. İnanın bana, dünya bizim potansiyelimize ihtiyaç duyuyor. Bu bölgede, bulunduğumuz coğrafyada, 700-800 milyon insan yaşıyor. Bunların gıda güvencesi noktasında problemleri var. Bunlar Türkiye'ye muhtaç. Türkiye, bu bölgeyi beslemeye aday bir ülke. Bizim hedeflerimiz bu manada büyük. Sektörün, çiftçimizin önünü açtığımızda bu hedeflere ulaşacağımıza inanıyorum. Türkiye'nin 150 milyar dolarlık bir hâsıla potansiyeli olduğunu unutmayalım."

 

Bayraktar, belirtilen hedeflere ulaşabilme adına sektörün önünü açmak için yapısal sorunlarının çözülmesinin fevkalade önemli olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

 

"Çiftçimizin bu üretimi hangi şartlarda üretim yaptığını bilmeliyiz. Bakanlıklarla, sivil toplum kuruluşlarıyla paydaşlarımızla birlikte çalışarak sektörle alakalı bir sinerji, bir ortak akıl yaratmak zorundayız. Bütün çabalarımız bununla alakalı. Sorunların çözümü noktasında iller bazında her ilin kendine özgü tarım potansiyelini iyi değerlendirmemiz lazım."

 

Bayraktar, Türkiye'nin Avrupa Birliği ortak tarım politikalarına uyum sağlaması açısından anahtar kelimenin verimlilik olduğunu ve bunu sağlamanın en kestirme yolunun ise eğitim ve çiftçilerin bilinçlendirilmesi olduğunu sözlerine ekledi.

 

"Verimi artırmak, bilinçli tarım yapmak ve çiftçilerin eğitimi son derece önemli"

 

Sakarya Valisi İrfan Balkanlıoğlu da Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın faaliyetlerinin insan yaşamı adına çok önemli olduğunu söyledi.

 

Gıdanın, üretiminden sofralara gelinceye kadar ilerleyen tüm süreçlerin bakanlığın sorumluluğunda olduğunu ifade eden Balkanlıoğlu, "Tarım alanlarını daha fazla genişletmek mümkün değil. Bu nedenle verimi artırmak, bilinçli tarım yapmak ve çiftçilerin eğitimi son derece önemli." şeklinde konuştu.

 

Tarımın bilinçli yapılması, ucuza mal edilmesi, çok ürün alınması ve bunları yaparken bu gıdaların sağlıklı olmasının önemine vurgu yapan Balkanlıoğlu, "İnsan kendi mezarını dişleriyle kazar, diye bir laf var. Yediğimiz gıdalar bize şifa olmak yerine bazen sağlığı ve genetik yapıyı bozan riskler de taşıyor. Bu nedenle Bakanlığımız son derece önemli görevler yapıyor." dedi.

 

Konuşmaların ardından Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlkay Dellal, "Sakarya İli Tarım Sektör Raporu"nu sundu.

 

Akabinde Bakan Fakıbaba ve protokol üyeleri, çiftçi eğitim sertifikalarını sahiplerine takdim etti.

 

Programa, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, AK Parti Sakarya Milletvekili Ayhan Sefer Üstün, MHP Sakarya Milletvekili Zihni Açba, kaymakamlar, belediye başkanları ve bakanlık çalışanları da katıldı.

 

"Türkiye'de yaşamak dünyadaki en güzel şeylerden biri"

 

Sakarya'da yapımı tamamlanan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Akyazı İlçe Müdürlüğü hizmet binasının açılış törenine de katılan Fakıbaba, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'de yaşamanın dünyadaki en güzel şeylerden biri olduğunu söyledi.

 

Türkiye'de şehirlerin, valiliklerin, belediyelerin müthiş bir hizmet yarışı içerisinde olduğunu aktaran Fakıbaba, tarımın geleceğinin çok iyi olduğunu gördüğünü ifade etti.

 

Üniversitelerde yeni yeni güzel keşiflerin yapıldığını ve bunları duydukça, bir bakan olarak değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir evladı olarak çok mutlu olduğunu dile getiren Fakıbaba, "Gerçekten önümüz, yolumuz çok açık, geleceğimiz çok parlak. İnşallah öyle bir ülkede yaşayacağız ki hiç ithalatımız olmayan ihracat yapan, kimseye muhtaç olmayan, silahından tarımına tekstiline ihracat yapan, insanlara yardım eden, özellikle ümmetin lideri olan bir Türkiye özlemi içerisinde olan vatandaşlarımız bu geleceği görecektir. Buna yürekten inanıyorum." diye konuştu.

 

Fakıbaba, hizmet binasının kurulmasında emeği geçenlere teşekkür ederek, tesisin hayırlı olmasını diledi.

 

 

 

 

Fakıbaba, Sapanca'daki bir otelde il ve ilçedeki görevli bakanlık personeliyle bir araya geldi. Basına kapalı toplantının ardından Fakıbaba, aynı otelde düzenlenen "Sakarya İli Tarım Sektör Raporu Sunumu ve Çiftçi Eğitimi Sertifika Dağıtım Töreni"ne katıldı.

 

Törende konuşan Fakıbaba, sofrada tüketilen her lokmada çiftçilerin emeği ve alın terinin olduğunu söyledi.

 

Her şartta üretim yapan Türk çiftçisinin bu toprakların gerçek sahibi olduğunu aktaran Fakıbaba, Avrupa'nın en büyük, dünyanın yedinci büyük tarımsal gücü haline çiftçiler sayesinde gelindiğini aktardı.

 

Anadolu coğrafyasının, birçok ürünün ilk defa toprakla buluştuğu yerler olduğunu dile getiren Fakıbaba, bu nedenle çiftçinin daima farklı ve özel olduğunu, Türkiye Ziraat Odaları Birliği'nin (TZOB) de bu kitlenin Türkiye'de en önemli ve en büyük temsilcisi olduğunu kaydetti.

 

"Çiftçilerimizi stratejilerimizin merkezine alarak projelerimizi belirledik"

 

Bakan Fakıbaba, ziraat odalarının görüşleri, istekleri ve önerilerinin kendileri için önem ifade ettiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

 

"Türk çiftçisine hak ettiği değeri ve desteği her zaman el birliği ile sağladık ve sağlamaya devam edeceğiz. Kırsalda yaşayan 20 milyon insanımızın, tarımda istihdam edilen 5 milyon vatandaşımızın daha iyi şartlarda üretmesi ve daha çok kazanması için büyük reformlar yaptık ve yapmaya devam edeceğiz. Tarımı, stratejik ve iktisadi bir sektör olarak ele aldık. Çiftçilerimizi de stratejilerimizin merkezine alarak projelerimizi belirledik. Çiftçimizi gerçekten bu stratejinin merkezine aldık. Kırsalda kalkınma olmadan Türkiye kalkınamaz. Kalkınma yerelden başlar, yerel her şeyi bilir. Önce kırsalı kalkındırmalıyız. Kırsalda iyi yaşamı sağlayacak ve şehre göçü önleyeceğiz."

 

İlk basamak olan üretici kazanmazsa kimsenin kazanamayacağının altını çizen Fakıbaba, "Yediğimiz her gıda bizim sağlığımızı çok yakından ilgilendiriyor. Destekleme politikalarımızı, üreticileri esas alarak değiştirdik. 'Üretici kazanmazsa hiç kimse kazanamaz' dedik. AK Parti hükümetleri olarak bu zamana kadar 110 milyar lira nakit hibe verdik. Bu yıl sadece 14,5 milyar lira destekleme bütçemiz mevcut. 2019 yılında 17,5 milyar lira olması konusunda Başbakanımıza teklifte bulundum. Arkadaşlarımız bu konuda çalışıyor. Girdilerin maliyetini azaltmamız gerekiyor." diye konuştu. 

 

"Toprağı suyla, çiftçiyi bilgiyle buluşturmamız gerek"

 

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, hayvancılığa 25 milyar lira hibe destek verdiklerini ifade ederek, et ithalatına ilişkin şunları söyledi:

 

"TİGEM gibi, elimizde çok değerli 3 milyon dönüm arazisi olan bir kurumumuz var. Biz bu bereketli toprakları, çok farklı şekilde Batı nasıl kullanıyorsa, ondan daha iyi şekilde kullanacağız. Bizim insanımız çok zeki ve çalışkan, işlerini çok iyi yapıyor. Çok zor şartlar altında çalışıyorlar. Et ithalatında en fazla besicilikle uğraşmışız. Et açığımızın sebebi düve üretimimizdir. Bir milyon düve açığımız var. Birisi 'Düve üretiyoruz.' dediğinde hayranlıkla bakıyorum."

 

"Tarımda ilk 3'e girmemiz gerekiyor"

 

Tarım konusunda dünyada ilk 3'e girilmesi gerektiğini belirten Bakan Fakıbaba, "Bir taraftan bu destekleri sağlarken bir yandan da ilgili sektör paydaşlarıyla iş birliği yapıyor ve çiftçimizi bilgiyle buluşturuyoruz. TZOB ile yaptığımız çalışmalarda çiftçimizi bilgilendirmeyi ön plana çıkarıyoruz. Hep beraber el ele verirsek gözümüzde büyüyen her şeyi çok rahat yapacağız. Çünkü insanımız buna yatkın ve severek yapıyor. Hayvancılıkla ve toprakla uğraşmayı seven insanların olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Bundan büyük bir mutluluk duyuyorum. Geleceğin tarımda, tarımın geleceğinin ise özellikle gençlerimizde ve kadın çiftçilerimizde olduğunu biliyoruz. Bu potansiyelimizi yeteri kadar değerlendiremiyoruz. Bu bağlamda TZOB ile yapmış olduğumuz iş birliğini çok önemsiyoruz. Gençlerin tarımsal üretimde yer almasını teşvik etmek için çeşitli projeler yürütmekteyiz. Biz tarımda Avrupa birincisiyiz ama dünyada da ilk 3'e girmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.

 

Bakan Fakıbaba, çiftçilerin bilgi ihtiyacını karşılamak için var güçleriyle çalıştıklarını anlatarak, "Bu kapsamda ilgili sektör paydaşlarıyla iş birliği yapıyoruz. Toprağı suyla, çiftçiyi bilgiyle buluşturmamız gerektiğini söylüyorum. Geleceğin tarımda, tarımın geleceğinin de özellikle kadın ve gençlerde olduğuna inanıyoruz. Çok verimli topraklarımız var, değerlendiriyoruz ama yeterli ve verimli şekilde değerlendiremiyoruz. Gençlerin tarımsal faaliyetlerde yer almasını sağlamak için çeşitli projeler yürütmekteyiz. Talep ne kadarsa arzın o kadar olması lazım." değerlendirmesinde bulundu.

 

Gençlerin ve kadınların, el attıkları her işte başarılı olduğunu belirten Fakıbaba, "Genç çiftçi projelerine hibe desteklerimiz mevcut. Eğitim alanlara pozitif ayrımcılık yapıyoruz. Kadınlarımıza pozitif ayrımcılık dememiz de doğru değil, haklarını veriyoruz. Bu eğitimlere ilave olarak gelecek eğitim taleplerine cevap vermeye çalışacağız." dedi.

 

"Dünya bizim potansiyelimize ihtiyaç duyuyor"

 

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar ise gıdanın modası geçmeyen bir sektör olduğunu söyledi.

 

Dünya Bankası'nın yaptığı tespitlere göre 2050 yılında dünya nüfusunun 9,6 milyara ulaşacağını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

 

"Tüketim talebi, yani gıdaya olan talep, bu süre içerisinde yüzde 60 artacak. Bu önemli bir rakam. Biz böyle bir konjonktürü Türkiye olarak fırsata çevirmek durumundayız. Amacımız sadece ülkemizin gıda güvencesini sağlamak olmamalı. İnanın bana, dünya bizim potansiyelimize ihtiyaç duyuyor. Bu bölgede, bulunduğumuz coğrafyada, 700-800 milyon insan yaşıyor. Bunların gıda güvencesi noktasında problemleri var. Bunlar Türkiye'ye muhtaç. Türkiye, bu bölgeyi beslemeye aday bir ülke. Bizim hedeflerimiz bu manada büyük. Sektörün, çiftçimizin önünü açtığımızda bu hedeflere ulaşacağımıza inanıyorum. Türkiye'nin 150 milyar dolarlık bir hâsıla potansiyeli olduğunu unutmayalım."

 

Bayraktar, belirtilen hedeflere ulaşabilme adına sektörün önünü açmak için yapısal sorunlarının çözülmesinin fevkalade önemli olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

 

"Çiftçimizin bu üretimi hangi şartlarda üretim yaptığını bilmeliyiz. Bakanlıklarla, sivil toplum kuruluşlarıyla paydaşlarımızla birlikte çalışarak sektörle alakalı bir sinerji, bir ortak akıl yaratmak zorundayız. Bütün çabalarımız bununla alakalı. Sorunların çözümü noktasında iller bazında her ilin kendine özgü tarım potansiyelini iyi değerlendirmemiz lazım."

 

Bayraktar, Türkiye'nin Avrupa Birliği ortak tarım politikalarına uyum sağlaması açısından anahtar kelimenin verimlilik olduğunu ve bunu sağlamanın en kestirme yolunun ise eğitim ve çiftçilerin bilinçlendirilmesi olduğunu sözlerine ekledi.

 

"Verimi artırmak, bilinçli tarım yapmak ve çiftçilerin eğitimi son derece önemli"

 

Sakarya Valisi İrfan Balkanlıoğlu da Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın faaliyetlerinin insan yaşamı adına çok önemli olduğunu söyledi.

 

Gıdanın, üretiminden sofralara gelinceye kadar ilerleyen tüm süreçlerin bakanlığın sorumluluğunda olduğunu ifade eden Balkanlıoğlu, "Tarım alanlarını daha fazla genişletmek mümkün değil. Bu nedenle verimi artırmak, bilinçli tarım yapmak ve çiftçilerin eğitimi son derece önemli." şeklinde konuştu.

 

Tarımın bilinçli yapılması, ucuza mal edilmesi, çok ürün alınması ve bunları yaparken bu gıdaların sağlıklı olmasının önemine vurgu yapan Balkanlıoğlu, "İnsan kendi mezarını dişleriyle kazar, diye bir laf var. Yediğimiz gıdalar bize şifa olmak yerine bazen sağlığı ve genetik yapıyı bozan riskler de taşıyor. Bu nedenle Bakanlığımız son derece önemli görevler yapıyor." dedi.

 

Konuşmaların ardından Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlkay Dellal, "Sakarya İli Tarım Sektör Raporu"nu sundu.

 

Akabinde Bakan Fakıbaba ve protokol üyeleri, çiftçi eğitim sertifikalarını sahiplerine takdim etti.

 

Programa, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, AK Parti Sakarya Milletvekili Ayhan Sefer Üstün, MHP Sakarya Milletvekili Zihni Açba, kaymakamlar, belediye başkanları ve bakanlık çalışanları da katıldı.

 

"Türkiye'de yaşamak dünyadaki en güzel şeylerden biri"

 

Sakarya'da yapımı tamamlanan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Akyazı İlçe Müdürlüğü hizmet binasının açılış törenine de katılan Fakıbaba, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'de yaşamanın dünyadaki en güzel şeylerden biri olduğunu söyledi.

 

Türkiye'de şehirlerin, valiliklerin, belediyelerin müthiş bir hizmet yarışı içerisinde olduğunu aktaran Fakıbaba, tarımın geleceğinin çok iyi olduğunu gördüğünü ifade etti.

 

Üniversitelerde yeni yeni güzel keşiflerin yapıldığını ve bunları duydukça, bir bakan olarak değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir evladı olarak çok mutlu olduğunu dile getiren Fakıbaba, "Gerçekten önümüz, yolumuz çok açık, geleceğimiz çok parlak. İnşallah öyle bir ülkede yaşayacağız ki hiç ithalatımız olmayan ihracat yapan, kimseye muhtaç olmayan, silahından tarımına tekstiline ihracat yapan, insanlara yardım eden, özellikle ümmetin lideri olan bir Türkiye özlemi içerisinde olan vatandaşlarımız bu geleceği görecektir. Buna yürekten inanıyorum." diye konuştu.

 

Fakıbaba, hizmet binasının kurulmasında emeği geçenlere teşekkür ederek, tesisin hayırlı olmasını diledi.

 

 

 

 

 

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: "Kırsalda, iyi, yaşamı, sağlayacak, ve, şehre, göçü, önleyeceğiz",
Haber Videosu
Yorumlar
Sayfalar
Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.