Yazı Detayı
11 Temmuz 2017 - Salı 09:39 Bu yazı 178 kez okundu
 
DÜNYA NÜFUS GÜNÜNDE…
Cengiz Çakır
 
 

11 Temmuz Dünya Nüfus Günü’dür. Bu bağlamda nüfusa ilişkin bazı konulara değinilecektir. Bu makalede Birleşmiş Milletler tarafından yayınlanan, açık künyesi kaynakçada yazılı eserden yararlanılmıştır. 2017 yılı ortasında dünya nüfusunun 7,6 milyar olacağı tahmin edilmiştir. Son 12 yılda nüfus yaklaşık olarak 1 milyar artmıştır. Nüfusun % 60’ını oluşturan 4,5 milyar kişi Asya’da yaşamaktadır. Bunu % 17’lik payla Afrika izlemektedir. Daha sonra Amerika, Avrupa ve Okyanusya kıtaları gelmektedir. Dünyadaki en kalabalık iki ülke 1,4 milyar nüfusu ile Çin diğeri 1,3 milyar nüfusu ile Hindistan’dır. Bunların dünya nüfusundaki payları sırasıyla % 19 ve % 18’dir.

 

Dünyadaki erkek nüfus miktarı kadınlardan biraz fazla olup, her 100 kadına 102 erkek düşmektedir. Rastgele seçilen 1000 kişilik bir grupta 496 kadın 504 erkek olması beklenmelidir. 15 yaşından küçük çocukların oranı % 26; 60 yaşında ve daha büyük kişilerin oranı ise % 13’tür. Nüfusun % 61’i 15 ile 59 yaş arasındaki erişkinlerden oluşmaktadır. Ortanca yaş 30’dur. Nüfusun yarısı 30 yaşından küçük diğer yarısı da otuzdan büyüktür.

 

Yakın geçmişte yılda % 1,24 artmış olan dünya nüfusu şimdilerde % 1,10 artmakta olup bu yılda 83 milyonluk bir artışa karşılık gelmektedir. Önümüzdeki 13 yılda dünya nüfusunun 1 milyardan biraz fazla artarak 2030 yılında 8,6 milyara ulaşması beklenmektedir. Nüfusun 2050’de 9,8 milyar 2100’de 11,2 milyar olması beklenmektedir.

 

2050’ye kadar gerçekleşecek nüfus artışının yarısı Afrika’da olacaktır. Halen nüfus artış hızı % 2,4 olan Afrika’da 1,3 milyarlık nüfus artışı olması beklenmektedir. En az gelişmiş 33 Afrika ülkesinde ve toplam olarak 47 ülkede hızlı nüfus artışı devam edecektir. 2017’den 2100’e kadar bunların nüfusu üç katına çıkacaktır.

 

Bunu 750 milyonla Asya kıtası izleyecektir. Latin Amerika ve Karayipler ile Kuzey Amerika ve Okyanusya’da ufak artışlar olacaktır. 2050 yılında Avrupa’nın nüfusu 2017’deki toplamdan daha az olacak, diğer bir anlatımla Avrupa’nın nüfusu azalacaktır.

 

Burada dikkati çeken hususlardan biri Avrupa ve Kuzey Amerika’da yer alan ülkelerin nüfus toplamı 1,1 milyar olup, bunların dünya ekonomisi ve politikasındaki etkileri nüfus oranlarından kat be kat fazladır.

 

Çizelge 1. 2017 Yılında Dünya Nüfusu

 

Kıtalar ve bölgeler

Milyon kişi

%

 

Afrika

 

 

1256

16,6

 

Asya

   

4504

59,7

 

Avrupa

   

742

9,8

 

Latin Amerika ve Karayipler

646

8,6

 

Kuzey Amerika

 

361

4,8

 

Okyanusya

 

41

0,5

 

Dünya

   

7550

100,0

 

Kaynak:United Nations, World Population and Prospects

2017 Revision, ESA/P/WP/248, New York, s.1

   

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kadın başına çocuk sayısı 5’ten fazla ise yüksek doğurganlık oranı söz konusudur. 2010-2015 arasında nüfusun % 8’i bu kümededir. Kadın başına çocuk sayısı 2,1 ile 5 arasında ise orta düzeyde, % 2,1’den az ise yenilenme oranının altında bir doğurganlık söz konusudur.  Orta ve yetersiz doğurganlık oranlarının her ikisinin payı da % 46’dır. (United Nations)

 

Yılda %1,5 - 2 oranındaki büyüme yüz yıl içinde nüfusun beş katına hatta daha fazlasına çıkması anlamına gelir. ABD’de 1780’li yıllarda 3 milyonu bulmayan nüfus 1910’lu yıllarda 100 milyona 2010’lu yıllarda ise 300 milyona çıkmıştır. Yani ABD’nin nüfusu 250 yılda 100 kat artmıştır. Aynı dönemde 30 milyon olan Fransa’nın nüfusu sadece iki katına çıkmıştır. Mısır’ın 20 yüzyıl başındaki nüfusu 10 milyonu biraz geçerken şimdi 97,5 milyondur.  (Piketty, 2014)

 

Dünyanın nüfus durumu ile ilgili bu açıklamalardan sonra Türkiye’deki duruma da değinmekte yarar görülmektedir. Türkiye dünyada nüfus bakımından 19’uncu sıradadır. Dünya nüfusunun yüzde biri Türkiye’de yaşamaktadır. Diğer bir anlatımla dünyadaki her 100 kişiden biri Türk vatandaşıdır.

 

 Aşağıdaki çizelgede Türkiye’nin nüfusu ve nüfusun yıllık artış hızı verilmiştir. Bu çok basit gözüken rakamların uzun vadede çok önemli sonuçları olacaktır. Çizelgede gördüğümüz en düşük rakam olan %1’i esas alarak bir hesap yapalım. 30 yıllık bir süreyi kapsayan bir nesil sonrasında nüfusu hesaplamak için halen mevcut nüfus miktarını 1,35 ile çarpmak gerekir. (Piketty,2014). Nüfus artış hızı % 1 olarak sabit kalırsa 2047 yılında Türkiye’nin nüfusu 107 milyon 144 bin olacaktır. Yüz yıl için hesaplarsak 2,7 ile çarpmak gerekir. 2117 yılında nüfusumuz 214 milyon 288 bin kişi olur.

 

Çizelge 2. Türkiye’nin nüfusu ve

artış hızı (%)

 

 

 

Yıllar

Nüfus

Artış hızı

2000

 64 269

1,42

2005

 68 435

1,42

2010

 73 142

1,52

2015

 77 738

1,08

2016

 78 559

1,05

2017

 79 366

1,02

 

 

 

                                        

                                       

 

 

 

 

 

Kaynak: TÜİK

Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü’nün düzenli aralıklarla yapmış olduğu araştırmaların sonuçlarına göre; ülkemizin doğu bölgelerindeki kadınlar batıdakilere göre daha fazla doğum yapmaktadırlar. Aynı şekilde kırsal alanlarda yaşayan kadınlar, kentsel alanlarda yaşayanlardan daha fazla doğum yapmaktadırlar. Eğitim görmemiş ya da az eğitim görmüş olan kadınlar eğitimlilere göre daha fazla doğum yapmaktadırlar.

 

Afrika ve Asya’da nüfus artış oranlarının diğer kıtalara göre fazla olması düşündürücüdür. Çünkü koşulların zaten elverişli olmadığı yerlerde nüfusun hızlı artışı şartların daha kötüye gitmesine yol açmaktadır. Benzer şekilde yağışın az, toprakların görece daha verimsiz olduğu, sanayi ve turizm gibi kesimlerde istihdam olanaklarının sınırlı olduğu bölgelerde hızlı nüfus artışı olmaktadır. Bu durum sorunların ağırlaşmasına, yaşam düzeyinin görece geri kalmasına yol açmaktadır.

 

20. yüzyıldaki nüfus artış hızı bir hayli azalmasına karşın, hala nüfusumuz yılda 1 milyon kadar artmaktadır. Fazladan 1 milyon öğrencinin zorunlu eğitimini sağlayabilmek için her sınıfta 25 öğrenci olacak şekilde, 40 derslikli, 1000 adet okul binasına ihtiyaç vardır. Halen mevcut nüfusa iş yaratılamadığı için işsizlik oranının çift basamaklı olduğu bilinmektedir. İşsizlik gelir dağılımının en adaletsiz şeklidir. Emeği verimli şekilde değerlendirilmezse, nüfus artışı bir övünç kaynağı değil, toplumsal sorunların kaynağı olur.  

 

 

Kaynakça:

Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü, Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması 2013, Ankara, Türkiye,  s.63

Thomas Piketty (Çev.Hande Koçak), Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, I. Basım, Eylül 2014 s.82

TÜİK, İstatistiksel Tablolar, Nüfus, erişim tarihi 5 Temmuz 2017

United Nations Department of Economic and  Social Affairs / Population Division, World Population Prospects: The 2017 Revision, Key Findings and Advance Tables

 
 
 
Etiketler: DÜNYA, NÜFUS, GÜNÜNDE…,
Yorumlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Sayfalar
Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.