Yazı Detayı
03 Şubat 2017 - Cuma 11:47 Bu yazı 345 kez okundu
 
Ne Ekersen Onu Biçersin
Argun Şahin
 
 

Sanırım şimdiye kadar geride kalan hiçbir yılı 2016 kadar kötü anılarla uğurlanmadı. 2016 yılına dönüp baktığımızda ne kadar çok şey yaşadığımızı görebiliyoruz. Piyasalarda değişmeler oldu, kendi durumumuzda değişimler oldu, belki şirketimiz dış pazarlara açıldı ve ihracata başladık, belki yeni ortaklıklar edindik ve iş şeklimiz değişti belki… Bu değişimler hiç bitmeyecek. 2017 yılında da değişimler devam edecek. Peki, ne var bunda diyeceksiniz? Tabii ki bir şey yok. Söylemek istediğim sadece bu değişimlerden ne kadar ders çıkarabiliyoruz. Yaşadığımız onca deneyimden bir şeyler öğrenebiliyor muyuz? Bizim dışımızda oluşan olaylar üzerinde kontrol gücümüz yok. Bu olayları yönlendiremiyoruz ama kendi hayatımızı, kendi işimizi, kendi şirketimizi yönlendirebilir ve olumsuz değişimlere, sürprizlere karşı hazırlıklı hale getirebiliriz.

2016 yılına başlarken önümüzdeki yılın çok zor geçeceğini ve buna hazırlıklı olmamız gerektiğinden bahsediyorduk. Bu öngörümüz kısmen doğruydu. Ama bu zorlukların üstesinden gelmek ve hatta işimizi geliştirmek için ne gibi uyarlamalar, düzenlemeler yapabildik?

Tarım sektöründe faaliyet gösteren birçok firma ne yazık ki işlerini günlük olarak düzenlemekte, herhangi bir bütçe çalışması veya planlama yapmaktan kaçınmaktadırlar. Sorulduğunda veya konu açıldığında tarım sektöründe uzun dönemli planlama yapmanın mümkün olmadığını çünkü şartların her an değişebildiğini söylemektedirler. Bu söylenen doğru olmakla birlikte,

  • Bütçe, uzun vadeli bir planlama değildir. Sadece önümüzdeki dönem için yapılır. Bu dönem 3-4 aylık sezon da olabilir bir yıl da olabilir.
  • Bütçe, bir kez yapıldığında bir daha değişmeyecek bir süreç değildir. Gerektiğinde uygun aralıklarla değişimler yapılabilir.
  • Bütçe ile önümüzdeki dönem için bir yol haritası belirlemiş oluruz. Bir anlamda bütçe, en büyük soru olan “Nereye varmak istiyoruz?” sorusuna cevaptır.

Firmaların planlama veya bütçe yapmamaları çoğu zaman finansal açıdan ne durumda olduklarını fark etmelerini engellemektedir. Sonuçta, geçtiğimiz yıl finansal açıdan zora giren birçok firmaya hep birlikte şahit olduk. Kapı aralarında veya kapalı ofislerde yapılan sohbetlerde ise özellikle fidecilerin de dahil olduğu bazı tarım şirketlerinin zor durumda oldukları konuşulmakta. Bu konuşmalarda gerçeklik payı yok değil. Firmalar birer birer piyasadan çekildiğinde ve arkalarında onlarca alacaklı bıraktığında piyasa ne yazık ki sevimsizleşmekte.

2017 yılında bu tür zorlukların biteceğini söylemek oldukça zor. Görünen o ki Rusya ihracatındaki belirsizlikler, girdi fiyatlarını etkileyen döviz hareketleri, piyasalardaki tedirginliğin getirdiği ödemelerdeki gecikmeler ile tahsilat sorunları neticesinde finansal sıkıntıya giren firmaları daha da göreceğiz.

2017’de ne yapmalı?

2017 yılında yapacağımız şeyler aslında sadece bu yıl yapmamız gereken şeyler değildir. Yapmamız gerekenler, sürekli olarak yapmamız gereken şeylerdir;

Bütün yumurtalarımızı aynı sepete koymamak. Başka bir deyişle risklerimizi mümkün olduğu kadar dağıtmalıyız. Bu riskler ister satışlarda olsun ister tahsilatta.

 

Müşterilerimize daha çok odaklanmak. Birlikte çalıştığımız müşterilerimize çoğu zaman yeterince ilgi göstermemekteyiz. Gösterdiğimizi zannettiğimiz ilgi ise “yarenlik, arkadaşlıktan” öteye gidememektedir. Halbuki müşterilerimize yaptığımız iş çerçevesinde bakabilsek, arkadaşlık ilişkilerini iş ilişkilerinden ayırabilsek onları çok daha objektif bir gözle görebileceğiz. Bugün finansal açıdan zor durumda olduğunu bildiğimiz firmaların büyük bir çoğunluğu “arkadaşlık” ilişkilerinin bir sonucu olarak zor duruma girmişlerdir.

 

Mal teslimatı yapmaktan ziyade “satış” yapmak. Satış, sadece ticaretini yaptığınız malın müşteriye teslimatını yapmak değildir. Satış, malın teslimattan o teslimatın tahsilatını yapıncaya kadar olan süreçtir. Tarım sektöründe çalışan satış sorumlusu arkadaşlar bu kavramı bazen unutmaktalar. Kendi aralarında yaptıkları konuşmalarda birbirlerine ne kadar çok ürün teslim ettiklerini bahsetmekteler. Fakat birçoğu tahsilat performanslarının ne olduğunu konuşmamakta hatta tahsilatın ne olduğunu bilmemekteler. Şirketlerin satış departmanları bu gerçeği göz ardı etmeden satış ekibini yönetmek zorundalar.

 

“Karlı” satış yapmak. Genellikle benzer malları üreten firmalar, (fide, gübre firmaları gibi) rekabet etmek adına zarar edecekleri fiyatlarla satış yapmaktalar. Ticaretin en başta gelen amacı “kar” etmektir. Bu durumda zararına satış yapan firmaların sizce yaptıkları nedir? Bazıları bu rekabeti pazar payını artırmak adına yaptıklarını söyleseler de sonuçta zarar belli bir yere kadar karşılanabilir.

 

Bu listeye başka maddeler de ekleyebiliriz. Temel prensip, yaptığımız işte planlama yapmadan, işin gereklerini yerine getirmeden ticaret yapmamak. Ticareti kendimize göre kurallarla yapmak yerine ticaretin kurallarına göre yapmamız gerekmektedir. Bu kuralları içselleştirdiğimiz sürece değil 2017 gelecek diğer yılarda da hiçbir endişemiz kalmaz. Son söz: Ne ekersen onu biçersin.

 
 
 
Etiketler: Ne, Ekersen, Onu, Biçersin, ,
Yorumlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Sayfalar
Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.