Yazı Detayı
09 Kasım 2018 - Cuma 17:13 Bu yazı 39 kez okundu
 
Tarımda 2018 Tablosu, 2019 Beklentileri
Mithat Direk
 
 

Tarımda 2018 Tablosu, 2019 Beklentileri

 

Dr. Mithat Direk

Selçuk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarım Ekonomisi Bölümü, Konya

Büyüklerimiz, çiftçinin karnını yarmışlar 40 tane gelecek yıl çıkmış derlerdi. Bunu o zamanlar anlamamıştım, şimdi daha iyi anlıyorum. Eğer doğru tercihle başlanıp, doğru işlemler yapılmazsa o yıl kaybolmuş bir yıl oluyor. Türk çiftçisi değişen koşullara çok iyi uyum sağlayan, çalışkan bir yapıdadır. Ancak değişen politikalar çiftçilerin karar verme süreçlerinden sonra geldiğinde buna uyum sağlamakta zorlanmaktadır. Nitekim hasat dönemi başladığında değişen alım politikaları çiftçilerin bir anda umduklarını gelecek yıllara taşıyan hayal kırıklıkları yaşattı. Tam buğdayı hasat ediyor, satış döneminde buğday ithalatında gümrükler düşürülüyorsa, buna hiçbir çiftçi bir şey yapamaz. Nitekim bu şekilde değişen genel ekonomik politikalar çiftçilerin karar verme ve alma süreçlerini ciddi oranda etkiledi. Bir takım çiftçiler böyle tarım mı yapılır, ekmiyorum, dikmiyorum diye sitemlerini dile getirse de sistem durduğu anda kaybetmeye mahkûmdur. Dolayısıyla çiftçiler için gelecek yıllar daha iyi olacaktır. Buna inanmak ve buna göre üretim güçlerini sürdürmek zorundadırlar. Aksi durumda bu andakinden daha fazla kaybedeceklerdir. Şimdi birçok çiftçimiz bana sitem edecek ve zararına üretim yapılır mı? diyeceklerdir. Doğrudur, zararına üretim yapılmaz ancak özellikle girdi satan tüccarların sözlerine kanarak üretim maliyetlerini artırmanın ve üretilen ürünü masrafa boğmanın anlamı yoktur. Bugün çiftçilerimiz daha fazla girdi kullanımı ile üretimini artırmanın peşindedir. Oysa üretimi artırmanın yanında ekonomik bir üretim yapabiliyorum mu? diye sorması gerekir. Ben biliyorum ki birçok üretim dalında zamanında ve dozunda girdi kullanımı olmadığı için üretilen ürünler pahalıya mal olmaktadır. Bu ürünleri de uygun fiyata satamadıkları anda da zarar kaçınılmazdır. Öyleyse ne yapmak gerekir? Zararın azaltılması ya da üretim maliyetlerinin düşürülmesi öncelikle doğru bilgi kullanılmasına bağlıdır. Kulaktan dolma ya da konu komşudan duyulan bilgilerin gerçeği yeterince yansıtmadığını hepimiz biliriz. Bu nedenle analitik bilgiye dayalı bir üretimin gerçekleşmesi için doğru verilerin kullanılması gerekir.

Gelelim rakamlarla tarımın durumunu açıklamaya, tarım sektörü 2017 yılında bir önceki yılın aynı dönemlerine göre, 1. çeyrekte yüzde 5.6, 2. çeyrekte yüzde 6.6 ve 3. çeyrekte yüzde 3.3 büyüyen sektör son çeyrekte de yüzde 6 büyüme gösterdi. Böylece TÜİK tarafından açıklanan 2017 yılı verilerine göre yüzde 4.7 büyüyen tarım sektörü, 15 yılın 12'sinde büyüme kaydetmiş oldu. Bu büyüme elbette sektörün son 15 yıldaki büyüme trendinde, özellikle tarımsal alt yapının güçlendirilmesine yönelik yatırımlar, üretim kapasitesi ve teknoloji kullanımındaki gelişmeler etkili oldu. Özellikle sektördeki yapısal sorunların çözümü, üretici gelirlerinin yükseltilmesi ve kırsal alanların kalkındırılması amacıyla birçok proje hayata geçirildi. Tarım sektörünün büyümesi ve gelişmesi için yapılagelen ve yürütülen projeler, verilen destekler, sağlanan uygun krediler ve çiftçilerin gayretleriyle tarımsal üretimde önemli artışlar sağlandı. Bu sayede Tarımsal Gayrisafi Hasıla 2017 yılında yüzde 16,9 artışla 188,6 milyar TL olarak gerçekleşti. Bu durum tarımsal hâsıla olarak Fransa, İtalya ve İspanya'nın arkasından Avrupa'da 4'üncü sırada olan ülkemiz açısından önemli büyümeler ve ilerlemeler kaydetmesine neden oldu. Tüm bu gelişmelerle beraber Türkiye tarımsal hâsıla artışı bakımından 2005 yılından bu yana Avrupa'da 1'inci sırada yer almaktadır. Şüphesiz bu gelişmeler 2018 yılı başına kadar ortaya konulan değerlendirmeleri içermektedir. Bilindiği gibi 2018 yılı ciddi ekonomik ve finansal olayların yanında genel siyasal durumun değişmesinin de yaşandığı ciddi olaylarla doldu, taştı. Dolayısıyla ortaya konulan hedefler değişti. Elde edilen verilerin ışığında 2018 yılı çiftçiler açısından kayıp bir yıl gibi görünse de önceki yıllardaki büyümelerin durulması anlamı da taşımaktadır. Nitekim aşağıdaki grafik dikkatle incelenirse zaten böyle bir durumun varlığı açıkça görülebilir. Gerek doğal olaylar ve iklimsel faktörler gerekse genel ekonomik ve siyasi durum bir yıl iyiyse diğer yıl gerileme şeklinde bir gelişim göstermiştir. Bundan sonraki yıllarda da benzer durumların ortaya çıkması kaçınılmaz olarak görülecektir. 

Peki, 2019 yılında bizi ne beklemektedir? Bu durumu net bir şekilde belirleyebilmek oldukça zordur. Ancak sadece tarım sektöründe değil, tüm sektörlerde bir daralma en azından yüksek bir büyüme ortaya çıkmayacak gibi görünmektedir. Tarım belki de bu daralmanın en az görülebileceği alan olacaktır diye düşünüyorum. Ancak tarıma girdi sağlayan sanayi alanlarının biraz sıkıntıya girmesi kaçınılmaz gibi görünmektedir. Zira çiftçinin sıkışıklığının yükünü çeken sektörlerin başında onlara girdi sağlayan tarıma bağlı sanayilerin olduğu bilinmektedir. Eğer çiftçilerin alım gücü düşerse, tarıma destek olan sektörlerin de ciroları ve satış hacimlerinin düşmesi kaçınılmazdır. Benim şahsi kanaatim, 2019 yılında çiftçilerin durumunun durağan bir yapı göstereceği şeklindedir. Bu durum her ne kadar 2018 yılını kayıp bir dönem gibi olsa da 2019 yılında güzel gelişmeler çiftçilerimizi beklemektedir.

 
 
 
Etiketler: Tarımda, 2018, Tablosu,, 2019, Beklentileri,
Yorumlar
Sayfalar
Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

istanbul escort bayan escort