Yazı Detayı
02 Temmuz 2018 - Pazartesi 12:46 Bu yazı 1418 kez okundu
 
TOHUM; İTHAL Mİ EDELİM, İHRAÇ MI EDELİM? BİZ BU İŞİ NASIL EDELİM?
Argun Şahin
 
 

Bugün tohum konusunda hemen herkes bir şeyler söylemekte, fikir öne sürmekte. Çok kısa sayılabilecek bir zaman (40-50 yıl) öncesinde kırsal kesimde yaşayan nüfusumuz kentsel nüfustan daha fazlaydı. Hemen herkesin bir şekilde köy ve köy yaşantısı ile bağlantısı vardı. Dolayısıyla, hepimiz tohum nasıl olur? Nasıl olmaz? Neler olmalı? gibi sorulara bir fikir geliştirebiliyoruz. Ama hiçbir ticari kaygı taşımadığımız hobi bahçelerimizde kullandığımız tohumla, ticari amaç taşıyan tarımsal üretim için kullanılan tohum aynı mıdır?

Ticari ürün olarak Tohum

Tohum ticaretine global seviyede baktığımızda önümüze çıkan resim oldukça şaşırtıcı. Çeşitli dış kaynaklara göre bildirilen global tohum pazarının büyüklüğü 60 milyar USD civarında görülmektedir. Üstelik bu pazar değeri yıllık %7 civarında artış ile gittikçe yükselmekte ve 2022 yılında 86 milyar USD olarak tahmin edilmektedir. Bu pazar büyüklüğüne karşın ülkemizdeki tohum pazarı sizce ne kadardır? Tohumcular Birliğinin açıkladığı rakamlara bakarsak 500 milyon USD civarındadır. Başka bir deyişle dünya tohum pazarında %1 kadar bir tohum büyüklüğümüz var.

Bu rakamları neden veriyorum? Çünkü tohum konusunda kendimizi dünyanın merkezinde görmekten vazgeçmeliyiz. Bugün tohum pazar büyüklüğü açısından ilk sırada ABD ve ikinci sırada Çin gelmektedir. Sadece bu iki ülkenin toplam tohum büyüklüğü 24 milyar USD tahmin edilmektedir. Yani dünya tohum pazarının neredeyse yarısını bu iki ülke/pazar oluşturmaktadır.

Tohum, bir yandan bir ülke için beslenmenin ilk basamağı olarak stratejik öneme sahipken diğer yandan çok yüksek katma değer yaratılabilen bir ticari üründür. Tohumda yaratılan katma değer o kadar üst seviyededir ki, hepimizin elinde birer oyuncak gibi olan cep telefonlarından bile daha fazladır.

Tohumu cep telefonu ile başka açılardan da karşılaştırabiliriz. Tohumda kullanılan teknoloji bugün için hiç de azımsanmayacak ölçüde yüksek bir teknoloji ve bilgi birikimidir. Bu bilgi ve teknoloji seviyesinin yanında tohumda yatırım değeri zaman ve sonuç alma açısından çok yüksektir. Cep telefonunda da yatırım değeri, bilgi birikimi ve teknoloji seviyesi yüksektir. Ama cep telefonunda sonuç almanız hiçbir zaman tohum kadar uzun değildir. İşte, tohum konusuna bu pencereden baktığımızda ekonomik olarak neredeyse cep telefonu ile aynı kategoride görürüz. Ülkemizde bugün için başta cep telefonu olmak üzere teknolojik olarak üretebildiğimiz ve dünya pazarlarına ihraç edebildiğimiz herhangi bir ürünümüz yok (ya da ben bilmiyorum). Çünkü, böyle bir ürünü üretebilmek için eğitim seviyesi, eğitim şekli (ezbercilik yerine düşündüren), finansal imkanlar gibi koşulları ne yazık ki yerine getiremiyoruz.  En “yerli” bildiğimiz elektronik markamızın bile kazancının neredeyse %75’i yurt dışına lisans/patent ve ithalat bedeli olarak gitmektedir.

En “yerli” bildiğimiz elektronik markamızın bile kazancının neredeyse %75’i yurt dışına lisans/patent ve ithalat bedeli olarak gitmektedir.

Hangi tohum?   

Tohum deyince çoğumuzun aklına genellikle önce sebze tohumları gelir. Biraz düşününce belki mısır, patates ve buğday ve arpayı da sayabiliriz. Peki, tohum sadece bunlar mıdır? Değildir tabii ki. Kısa bir sıralama yaparsak;

  • Sebze (domates, biber, kavun, karpuz, kışlıklar, hıyar, patlıcan, havuç, soğan…)
  • Mısır
  • Ayçiçeği
  • Soya
  • Pamuk
  • Yem bitkileri (Yonca, üçgül vb.)
  • Kolza
  • Patates
  • Çiçek tohumları (Hercai, petunya, mine, siklamen, çuha…)
  • Buğday, Arpa, Çavdar,
  • Çim tohumları (günümüzde golf sahaları, spor sahaları ve parklar başta olmak üzere büyük alanlarda kullanılmakta)

Gördüğünüz üzere tohum yelpazesi hiç de sandığımız gibi birkaç üründen oluşmuyor. Böylesine geniş bir yelpazeyi hiçbir ülkenin tek başına üretmesi düşünülemez.  Bütün ülkeler bir şekilde tohum ithal etmek zorunda.

“Tohumda ne kadar üretim yaptığımız değil, ne kadar katma değer ürettiğimizdir önemli olan.”

İthalat mı, yerli tohum mu?

İşte konunun önemi de bu noktada ortaya çıkmakta. Türkiye olarak tohumda sadece kendi kendimize yetelim diyerek bir noktaya varamayız. Yine cep telefonu örneğine dönersek, hiçbir ülke sadece kendime yetecek kadar telefon geliştireyim/üreteyim demiyorsa tohumda da aynı mantık geçerlidir. Dünya pazarı bu denli büyük iken bizim sadece kendi pazarımızı hedef alarak tohum geliştirmemiz akla ziyan bir yaklaşımdır. Her zaman dilimizde olan tohum şirketlerine baktığımızda, hiçbirinin kendi ülkesinin ihtiyaçlarını dikkate alarak faaliyet gösterdiğini göremeyiz. Tüm tohum firmaları dünya pazarlarını dikkate alarak çalışmalarını sürdürmektedirler.

Sonuç

Tohumda ne kadar üretim yaptığımız değil, ne kadar katma değer ürettiğimizdir önemli olan. Yaratılacak bu katma değeri ülkemize kazandırabiliyorsak tohumda bir şeyler yapmışız diyebiliriz. Bugün için ne yazık ki bu son derece düşük seviyelerdedir. Katma değer üretebildiğimiz tohumları ortaya çıkarabildiğimiz zaman, zaten “yerli tohum” değil ülkemizin kazandığı, katma değer üretebildiği tohum ortaya çıkacaktır. Bunun gerçekleşebilmesi için, bilimsel çalışmaların yanında şirketlerimizin ve bu alanda çalışanların global bakış açısına sahip olması ve pazarlama alanında kendilerini geliştirmeleri zorunludur.        

 

 
 
 
Etiketler: TOHUM;, İTHAL, Mİ, EDELİM,, İHRAÇ, MI, EDELİM?, BİZ, BU, İŞİ, NASIL, EDELİM?,
Yorumlar
Sayfalar
Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

istanbul escort bayan escort