Yazı Detayı
03 Mart 2021 - Çarşamba 14:11 Bu yazı 12431 kez okundu
 
ANTİBİYOTİK KULLANIMINDA HATALAR
Tahir Yavuz
tahir@atafen.com.tr
 
 

Yaygın bir problem halinde olan bu durum ‘’antibiyotik çalışmıyor!’’ tarzında bir yaklaşımla ortaya konulmaktadır. Bu problemin arkasına bakarsak neler görürüz?

Yanlış, yetersiz ve prospektüse uygun olmayan kullanım, ne yazık ki, gayet yaygındır. Direnç kazanmış mikroorganizmalar veya antibiyotik geçimsizlikleri söz konusu olabilir. Belki teşhis doğru değildir. Ya da karşımızdaki vaka kombinedir.

Ülkemizde ‘’komşudan görerek, duyarak antibiyotik kullanımı’’ halen hayvancılık sektöründe sorun halindedir. Tüm çabalara rağmen giderilememiş bir durumdadır. Bilinçsiz, bilgisizliğe dayalı antibiyotik kullanımı o kadar yaygındır ki, etken maddesi aynı olup, farklı ticari markalarla değiştirerek antibiyotik kullanımı bile karşımıza çıkmaktadır.

Prospektüse uygun olmayan, yanlış ve yetersiz kullanım, deneme-yanılma yöntemiyle (ampirik) kullanım yaygındır. Bunun, benim kanaatimce, en yaygın olanı ‘’süte geçmeyen antibiyotikler’’dir. Hem hastalığı tedavi etsin, hem de süte geçmesin fikri, bence, büyük sorundur. Hele ki bu antibiyotiklerle mastitis tedavi etmeye çalışmak en berbat kullanım şeklidir.

Süte geçmeyen antibiyotikler sefalosporin grubunda olanlardır. Bu gruptaki antibiyotiklerin kullanım dozları bir aralık halinde verilmektedir. Bazılarında bu doz aralığı 2 katıdır. Şunu açıkça ifade etmek gerekir ki; süte geçmeyen antibiyotik yoktur. Süte geçmeyen doz vardır.

Sefalosporin grubu antibiyotiklerin en alttaki dozu kullanıldığında süte geçmez, en üstteki dozu kullanıldığında süte geçer. Prospektüslerde bu konuda gayet doğru, açık bilgi verilmiştir. Ancak uygulamada öyle davranılmamaktadır. Sefalosporin grubu antibiyotiklerin mastitis tedavisinde kullanımı sadece lokal tedaviye destek olarak önerilmektedir.

Prospektüslerde belirtildiğine göre; meme içi bir antibiyotik ve hatta bir antienflamatuar (yangı giderici) ilaç kullanılmalı, ayrıca sistemik olarak sefalosporinlerle desteklenmelidir. Tabii ki; böyle bir uygulamada ilacın ‘’süte geçmemesi’’ şeklindeki kullanım özelliğini yitirmektedir.

Aslında bu durumda antibiyotik süte geçmeyen dozda değil, süte geçen dozda kullanılsa, mikroorganizmalara karşı olan etkisi gerçekleşeceği gibi, hiç olmazsa bakteriler ‘’şımartılmamış’’ olur. Bu hatalı kullanım sonucunda hastalık şiddetlenmekte, zaman ve para kaybı söz konusu olmaktadır.  Ayrıca bu antibiyotiklerin prospektüsünde ‘’ürünün uygunsuz kullanımı sefalosporinlere karşı direnç gelişimine sebep olabilir’’ şeklinde bir uyarı bulunmaktadır. Özetle; bu açıklamaya çalıştığım durum antibiyotiklerin yetersiz, yanlış, eksik dozda, prospektüse uygun kullanılmaması konusuna belirgin bir örnektir.

Antibiyotiklerin kullanımında başarısızlıkların diğer bir sebebi de dayanıklı (rezistan) mikroorganizmalardır. Örneğin; Salmonella vakalarında antibiyotik kullanımında alınacak sonuçlar artık yüz güldürücü olmamaktadır. Antibiyotiklerin Staph. aureus üzerindeki etkileri ise gayet sınırlıdır.

Antibiyotik etki spektrumu (gram negatif, gram pozitif) hastalık etkenine uygun değilse antibiyotik kullanımı başarısız olur. Antibiyotiklerin kullanıldığı vakalar virus, mantar, protozoa veya parazitlerle kombine olabilir. Koksidiyoz, Kriptosporidiosis gibi protozoa etkenli hastalıklarla karşı karşıya olabiliriz. Ya da Neospora caninum gibi bir protozoa ile uğraşmakta isek, antibiyotik kullanımının gayet kısıtlı olduğunu bilmek zorundayız (clindamycin).

Kulaktan dolma bilgiyle antibiyotik kullanımının başarısızlığa uğramasında bir sebep de antibiyotik geçimsizliğidir (bakteriostatik-bakterisid). Antibiyotiğin ‘’çalışmadığına’’ hükmederek antibiyotik değiştirmek bir bilgi birikimi ister.

Antibiyotik kullanılmasını gerektiren birçok vaka vardır. Antibiyotikler hayvan varlığımız için, gerekli hallerde kullanıldığında, çok büyük yararları olan tıbbi ürünlerdir. Ancak bilinçsiz kullanımın önlenmesi şarttır.

Neler yapmalıyız? İlaçlar veteriner hekim kontrolünde, uygun yerde, uygun zaman diliminde, uygun dozda kullanılmalıdır. Antibiyotik kullanımında kültür ve antibiyotik duyarlılık testine önem verilmelidir. İlk ve acil müdahalede herhangi bir antibiyotik kullanmak zorunda kalınsa bile, öncesinde numune alınması yararlı bir uygulama olacaktır. Bu uygulama ile mücadele ettiğimiz mikroorganizmayı bilmiş oluruz. Örneğin; Staph. aureus’a laboratuvarda iyi sonuç veren bir antibiyotik, vücut içinde aynı etkiyi göstermez. Çünkü Staph. aureus vücutta dokular arasına gizlenip, etrafına bir duvar (tabaka) örerek kendini korur.

Antibiyotikler bakteriler üzerinde etkindir. Ancak; bakterilerin toksinleri (zehirleri) üzerinde etkin değillerdir. Kombine vakalardan kaynaklanan hastalıkları unutmamamız gerekir. İshaller ve zatürre vakaları çoğunlukla kombinedir. Hayvanların hastalıklarla mücadele gücünün önemi bilinmelidir. Bunun en büyük düşmanı strestir. Strese inanmak ve engellemek gerekir.

Barınak koşullarının hayvan hastalıkları yönünden etkisini bilmek, doğru barınaklar yapmak şarttır. Doğru sürü yönetimi ve koruyucu hekimlik antibiyotiğe olan ihtiyacı azaltacaktır. Temel sürü yönetimi koşulu olan ‘’Kuru ve Temiz’’ ilkesine her zaman dikkat edilmelidir. Antibiyotiğe ihtiyacın azalması ‘’ihmal’’in azalması ile mümkündür. Aşıların zamanında ve rapelleriyle (tekrar) yapılması, doğru besleme, yemlik yönetimi ilkelerine uyulması, hastayı sağlıklılardan ayırma, biyogüvenlik önlemlerine uymak antibiyotik kullanımını azaltacaktır.

Antibiyotik kullanımı işletmenin zararıdır. Çünkü o günlerde süt kaybı, döl kaybı, buzağı kaybı ve anaç kaybı söz konusudur.

Ayrıca zaman kaybı, para kaybı ile işletmenin zararı katlanmaktadır.

Antibiyotik yerine geçen ürünler son yıllarda önem kazanmıştır. Örneğin; hazır antiserumların koruyucu olarak kullanılmasının yanı sıra tedavide kullanılmaları başarı getirir. Çünkü; yukarıda da sözünü ettiğim gibi, antibiyotik sadece bakteriyi etkiler ama, toksinler üzerinde bir etkisi yoktur. Hastalığın ve ölümlerin asıl sebebi ise bakterilerin toksinleri (zehiri) dir.

Antibiyotik kullanımına karşı alternatifler geliştirilmiştir. Probiyotik – prebiyotikler, bitkisel kaynaklar, otovaksin uygulamaları ve benzerleri gibi.

Sonuç olarak; işletmeyi doğru yönetmek, antibiyotik kullanım ihtiyacını azaltmak, zorunlu durumlarda ise bilinçli antibiyotik kullanmak önceliğimiz olmalıdır.

 
Etiketler: ANTİBİYOTİK, KULLANIMINDA, HATALAR,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
30 Nisan 2021
HAYVANCILIKTA MUCİZELER
207 Okunma.
19 Nisan 2021
EMBRİYONİK KAYIPLAR
178 Okunma.
12 Şubat 2021
BUZAĞILARDA DOĞMASAL AĞIZ ANORMALLİKLERİ
229 Okunma.
05 Ocak 2021
YEMLEME YÖNETİMİ
1211 Okunma.
07 Aralık 2020
BOTULİSM
1104 Okunma.
30 Kasım 2020
ENERJİ NEREDEN GELİR?
547 Okunma.
26 Kasım 2020
ÇEVRESEL MASTİTİS
524 Okunma.
16 Kasım 2020
İNEKLERDE MEME BAŞI SİĞİLLERİ
1037 Okunma.
30 Ekim 2020
KOYUN VE KEÇİLERDE KÖRLÜK
1212 Okunma.
20 Ekim 2020
KUM KELEBEĞİ
859 Okunma.
12 Ekim 2020
BOĞA İSTEMEYEN İNEK
753 Okunma.
31 Ağustos 2020
İNEKLERDE GÖZ KANSERİ
1160 Okunma.
04 Ağustos 2020
BESİCİLİKTE KÂRLILIK
1180 Okunma.
23 Temmuz 2020
SULUKTAKİ YOSUNLAR
1118 Okunma.
06 Temmuz 2020
NEOSPORA
773 Okunma.
27 Mayıs 2020
İNEKLERDE ÖKSÜRÜK
8684 Okunma.
22 Mayıs 2020
EKLEM YASTIĞI
2544 Okunma.
27 Nisan 2020
ZAYIF KOYUN
2297 Okunma.
13 Nisan 2020
CİĞERİNE KAÇTI
2362 Okunma.
24 Şubat 2020
ÇİFTLİK HAYVANLARINDA İÇ PARAZİTLERLE MÜCADELE
2110 Okunma.
17 Şubat 2020
KUZULARDA BAKIR EKSİKLİĞİ
7565 Okunma.
27 Ocak 2020
İŞKEMBEDEKİ YABANCI CİSİMLER
987 Okunma.
20 Ocak 2020
UZUN SÜRELİ ANTİBİYOTİK KULLANIMI
703 Okunma.
23 Aralık 2019
KUZULAR ÖLMESİN
2305 Okunma.
16 Aralık 2019
TÜRKİYE’DE HAYVANCILIĞIN SON 40 YILI
543 Okunma.
18 Kasım 2019
SÜT SIĞIRCILIĞI İŞLETMELERİNDE HAYVAN REFAHI
689 Okunma.
04 Kasım 2019
KOYUNLARDA FLUSHİNG
9994 Okunma.
31 Ekim 2019
GÜNEŞ IŞIĞINA DUYARLILIK
1078 Okunma.
22 Ekim 2019
BUZAĞILAR RİSK ALTINDA
658 Okunma.
02 Ekim 2019
BİYOGÜVENLİK
1366 Okunma.
25 Eylül 2019
4H
1095 Okunma.
02 Eylül 2019
BOĞA SEKTÖRÜNDE YENİ GENETİK İNDEKSLER:
761 Okunma.
19 Ağustos 2019
SARIYA BOYANMIŞ BUZAĞILAR
869 Okunma.
05 Ağustos 2019
KOYUN-KEÇİ VEBASI
6354 Okunma.
22 Temmuz 2019
CAE
1474 Okunma.
18 Temmuz 2019
CILIZ KUZULAR
2430 Okunma.
02 Temmuz 2019
SÜT TAŞI
2656 Okunma.
25 Haziran 2019
ISLAK AĞIZLI KUZULAR
3629 Okunma.
17 Haziran 2019
BEYAZ KARACİĞER
3173 Okunma.
10 Haziran 2019
İNEKLERDE SİNİRSEL BOZUKLUKLAR
4740 Okunma.
31 Mayıs 2019
İNEKLERİN MEMELERİNDE YARA
4613 Okunma.
27 Mayıs 2019
BUZAĞILARDA GÖBEK ŞİŞLİĞİ
1331 Okunma.
23 Mayıs 2019
MASTİTİS VE İNSAN
2020 Okunma.
13 Mayıs 2019
KEÇİLERDE MASTİTİS
5547 Okunma.
29 Nisan 2019
İNEKLER ZAYIFLARSA
6676 Okunma.
22 Nisan 2019
ÜLKEMİZDEKİ ETÇİ KOYUN IRKLARI
12953 Okunma.
15 Nisan 2019
ETÇİ KOYUN IRKLARI
25305 Okunma.
08 Nisan 2019
KEÇİLER ZAYIFLIYORSA
1777 Okunma.
01 Nisan 2019
AĞIZ SÜTÜ
1450 Okunma.
18 Mart 2019
KOYUN VE KUZULARDA SİNİRSEL HASTALIKLAR
17655 Okunma.
11 Mart 2019
KOYUNLAR NEDEN DÜŞÜK YAPAR
10544 Okunma.
26 Şubat 2019
HAYVANCILIKTA PROFESYONELLİK
1573 Okunma.
21 Şubat 2019
KURALLARA UYMALIYIZ
876 Okunma.
11 Şubat 2019
KUZULARDA TOPALLIK
4533 Okunma.
04 Şubat 2019
KOYUNLARDA TOPALLIK
19511 Okunma.
30 Ocak 2019
HAYVANLARDA TOKSOPLAZMOZ
1672 Okunma.
17 Ocak 2019
BUZAĞILARDA SU ZEHİRLENMESİ
2656 Okunma.
07 Ocak 2019
ODUN DİL, YUMRU ÇENE
11559 Okunma.
28 Aralık 2018
İneklerde Böbrek Yangısı
4570 Okunma.
Haber Yazılımı