Yazı Detayı
03 Mart 2021 - Çarşamba 14:03 Bu yazı 12685 kez okundu
 
BİTKİLERİN KALKANI: BİTKİ AKTİVATÖRLERİ
Kemal Yılmaz
bjkkemalyilmaz@gmail.com
 
 

 

 

Bitkiler virüs, bakteri, protozoa, nematod, fungus gibi patojenik organizmaların ve çeşitli çevresel koşulların olumsuz etkilerine maruz kalmaktadırlar. Bitkilerin patojenlere karşı besin kaynağı olduğunu ve patojenlerin de tamamen yok olma ihtimalinin de olamayacağı için, patojenlere karşı kullanılan pestisitlere de hastalık ve zararlıların dayanıklılık kazanması nedeniyle her yıl düzenli olarak aktif maddelere kısıtlama ve yasaklama gelmektedir. Çevre ve insan sağlığını düşünerek patojenler ile mücadele yöntemleri kapsamında yer alan biyolojik ve biyoteknik yöntemlerin her geçen gün biraz daha önemi artmaktadır. Bunun için patojenler ile mücadelede tedbir almak amacıyla bitkiyi patojenlere karşı daha güçlü tutmak, savunma mekanizmalarını aktif etmek için bitkiye önceden bitki aktivatörlerinin verilmesi önemlidir. Böylece bitki kendi savunma yapısını güçlü tutmasıyla patojenlere karşı daha az pestisit tüketimi sağlanmış olur. Aynı biz insanlar için de öyle değil mi? Özellikle kış aylarında bağışıklık sistemimizi güçlü tutmak için C vitamini almak, soğan ve sarımsak yemek, kefir içmek gibi. Hele hele şu Covid-19 salgını sebebiyle bağışıklık sistemini güçlü tutmamız bu salgın hastalığa karşı mücadelede önemli tedbirlerden biridir. Yani bitkileri de aynı kendimiz gibi görmeliyiz. Sonuçta hepimiz canlıyız.

Bitki aktivatörleri: “bitkilerin doğal savunma sistemlerini aktive eden, besin maddelerinden daha iyi yararlanmalarını sağlayan, stres koşulları ve benzeri dış etmen ve etkenlerden korunması için yardımcı olan ve verimini ve ürün kalitesini olumlu yönde etkileyen doğal ve/veya kimyasal güçlendirici, direnç arttırıcı, toprak yapısını düzenleyici özellikleri olan ve bu özelliklerden birini veya birkaçını bir arada taşıyan maddelerdir” diye tanımlanmıştır.

Biyolojik mücadelenin içinde yer alan bitkinin hastalık ve zararlı etmenlerine karşı sistemik olarak dayanıklılığını arttırılması düşüncesi ilk olarak 19. yüzyılın başlarında ortaya atılmış ve tarım dünyasında heyecan yaratmıştır. İlk olarak Chester tarafından rapor edilen bu görüş; bitkilerin doğal savunma mekanizmasının uyarılması ile bitkilerin kendilerini patojen saldırılarından korumalarına dayandığından bahsetmiştir. Bitki aktivatörlerinin birçok bitki ve üründe dayanımı arttırıcı yönde etkili olduğu ve bunu da uygulanan bitkideki dayanımı aktive eden genleri uyararak gerçekleştirdiği belirlenmiştir. Bu yeni sistemle hem bitki koruma hem de bitki yetiştiriciliği konularında yeni bir dönem açılmıştır.

Bitkilerdeki savunma reaksiyonu bazen yapısal bir karakter gösterir ve karşımıza fiziksel bir bariyer olarak çıkar. Bu savunma, patojenin penetrasyonu sırasında görev yapmaya başlar. Bitkilerdeki diğer savunma ise, patojenin bitki bünyesine girmesinden sonra etkisini göstermeye başlar. Yapısal savunma mekanizması olarak bitkinin yaprak ve bazen meyve yüzeyini çevreleyen mum tabakası, kutikulanın kalın olması, epidermis hücrelerinin dış duvarının kalınlığı gösterilebilir. Mantar tabakası, ayırma tabakası, tyloses oluşumu, zamk birikmesi ise bitkilerin oluşturmuş olduğu histolojik savunma yapıları arasında yer almaktadır. Patojenin bitkiye girişinden sonra rol alan biyokimyasal savunma reaksiyonlarında ise fenoller ve fenol bileşikleri rol oynamaktadır.

Bitki aktivatörlerini, pestisit gibi düşünmemek gereklidir yani patojenlere karşı doğrudan etki etmezler. Bitki aktivatörlerin bitkiye etki edebilmesi için; bitkiye patojenler gelmeden önceden koruyucu amaçlı verilmelidir. Bitki aktivatörleri kullanıldıktan yaklaşık 7 gün sonra tüm savunma mekanizması tam olarak aktive olmaktadır. Bitki aktivatörlerinin uygulanmasından sonra yeni gelişen bitki kısımlarının tümü hastalıklardan korunmaktadır. Bitkilerin patojen saldırıları ve stres faktörlerini etkili bir biçimde durdurabilmek için yapılarındaki fiziksel ve kimyasal engeller kadar, patojen atağı ile aktif olan, uyarılabilir savunma tepkilerini de kullanırlar. Bu savunma mekanizmaları bazı patojenler için caydırıcı bir rol oynarken bazı patojenler için de etkisiz kalmaktadır. Bitki aktivatörleri hastalık kontrolü ajanları olarak da anılmaktadır.

Bitki aktivatörlerinin asıl işi bitkilerin bağışıklık sistemini harekete geçirerek hastalıklara karşı bitkinin dayanıklı yapı kazanmış olmasını sağlamaktır. Bitkide kazanılan bu dayanıklı yapıya ise “sistemik kazanılmış dayanıklılık” (Systemic Acquired Resistance) SAR ya da “uyarılmış dayanıklılık” denilmektedir.

 

Etiketler: BİTKİLERİN, KALKANI:, BİTKİ, AKTİVATÖRLERİ,
Yorumlar
Haber Yazılımı